Kategori: kültür-sanat

  • biz mektup yazardık

    biz mektup yazardık

    Paris’ten Lyon’a, 1 Nisan 1932

    Bedri!

    Ruhumu okşayan iki mektubunuzu birden aldım. Lyon’a ne zaman dönmüş olabileceğinizi hesaplıyor ve mektubunuzu sabırsızlıkla bekliyordum. Lyon şehrini hiç tanımaz ve merak etmezdim. Şimdilerde çok merak ve hayal eder oldum.

    … size kalbimde tatlı bir heyecanla cevap veriyorum.
    … pazartesi günü sahiden de gitmiş olduğunuza karar verdim. Odamın her köşesi bana sizi hatırlattı. Odamın içine sinen sigara dumanı kokusu bile, bana artık gittiğinizi hatırlatıyor.

    Bir an önce iki ayın geçmesini, sizlerin de Paris’e gelmenizi bütün kalbimle, bütün gücümle diliyorum Bedri, buna lütfen inanın.

    (daha&helliip;)

  • bilinmeyen bir kadının mektubu

    bilinmeyen bir kadının mektubu

    Sevmeye inanırım. İnsanın hayatında bir kere de olsa sevmesini isterim. Diğer yandan unutmak da büyük bir erdemdir bana kalırsa, gerçekten hayatına devam edebilenlere gıpta ederim, devamında iki kez sevebilen çıkarsa, gerçekten hayret ederim. Aşk diye de bir şey var muhakkak. Bana sevmekten farklı bir şeymiş gibi gelir hep. Birbirini seven iki insan aşık değildir, seviyorlardır birbirlerini o kadar. Aşk’ı o kadar basite indirgeyemem belki. Çünkü aşk bana mutluluktan çok acıyı ve ayrılığı anımsatır. Mitolojik hikayelerden günümüze birçok aşk tasviri yapılmıştır. Sonunda mutlu olan bir hikaye var mı? Hatırlayamıyorum. Hep bi’ ayrılık, gözyaşı, ölüm…

    (daha&helliip;)

  • orta dünya’ya veda: hobbit beş ordunun savaşı

    Abimin mahalleden arkadaşımız Murat’tan aldığı Hobbit’in Mitos Yayıncılığa ait ilk baskısını okumamın üzerinden tam 19 yıl geçmiş. O zamanlar bir çocuğun bakışıyla büyülü bir dünyaya adım attığımı bilmiyordum. Bunu 90’ların sonunda yaz tatilinde 1 hafta odaya kapanarak okunan Yüzüklerin Efendisi izledi. Sonraları Silmarillion, Güç Yüzükleri ve dahası…

    (daha&helliip;)

  • bana masal anlatma

    bana masal anlatma

    Siz bakmayın filmin adının “Bana Masal Anlatma” olduğuna, esasında masal gibi bir film var karşınızda.

    Masal gibi anlar vardır, gerçek olmayan ama gerçek olması istenen. Bir hayaldir bu kimi zaman, gözlerinizi kapadığınızda yaşamaya başladığınız.

    Burak Aksak’ın ilk uzun metraj deneyimini yaşadığı Bana Masal Anlatma da böyle bir film, insanı iki arada bırakan, masalların masumluğu ile gerçeklerin acımasızlığı arasına sıkışmış…

    (daha&helliip;)

  • galata, pera, beyoğlu: bir biyografi

    galata, pera, beyoğlu: bir biyografi

    İçinde olunmak istenen kitaplar vardır tıpkı yazılmak istenen kitaplar olduğu gibi. Galata, Pera ve Beyoğlu’nun tarihinden bugününe dek yaşadığı dönüşümü anlatan bu güzel kitap benim için ikinci seçeneği oluşturuyor.

    Mimariye, binalara, sokaklara duyduğum sevgiyi anlatmaya gerek yok. İnsanlar, yaşanmışlıklar, hatıralar… Tarihi dokusu korunmuş bir sokakta yürümenin keyfini çok az şeye değişirim, sadece yürümek bile mutlu etmeye yetiyor bazen. Ne yazık ki böyle yerler ülkemizde çok az kaldı. Kalanlar da her geçen gün yağmalanmaya, ranta kurban edilmeye devam ediyor. Eski binalar yerlerini yüksek katlı binalara, alışveriş merkezlerine bırakırken sağ kalan birkaç tanesi de kimliğinden, insanlardan koparılıyor, ya bir otele dönüşüyor ya da bir markanın mağazası oluyor. Bunun en iyi örneğini de Beyoğlu’nda her geçen gün görüyoruz.

    (daha&helliip;)