Nihayet sıra yazmayı günlerce ve haftalarca ertelediğim gazozlara geldi. Şurada kısa da olsa gazoz serisine bir başlangıç yapıp Anadolu’nun öne çıkan gazozlarıyla Türkiye piyasasında hakim olan yabancı gazozlara dair kısa bir şeyler yazmıştım. O yazıyı kaçıranlar varsa bu yazıyı okumadan bir göz atmak isteyebilirler. Sıra Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutmuş gazozlarına geldi. Yüz akımız gazozlarına…
Yazar: Selçuk Korkmaz
-
orta dünya’ya veda: hobbit beş ordunun savaşı
Abimin mahalleden arkadaşımız Murat’tan aldığı Hobbit’in Mitos Yayıncılığa ait ilk baskısını okumamın üzerinden tam 19 yıl geçmiş. O zamanlar bir çocuğun bakışıyla büyülü bir dünyaya adım attığımı bilmiyordum. Bunu 90’ların sonunda yaz tatilinde 1 hafta odaya kapanarak okunan Yüzüklerin Efendisi izledi. Sonraları Silmarillion, Güç Yüzükleri ve dahası…
-

elde olmayan hüzünler
Sanırım küçük bir hayal bu. Mazur görmeli, hayalleri seviyorum. Orada olabildiğince özgür olabiliyorum. İstediğim rengi kullanabiliyor, istediğim sesleri duyabiliyorum.
Evdeyim, gözlerimi aynadan kaçırıyorum. Kendimi görmediğim sürece ne hissettiğimin önemi yok, saklayabiliyorum. Ta ki kendimle göz göze gelene kadar.
-

r. görkem gül’den harika şeyler
Eskiden bugün olduğu gibi her kitabın kendine özgü ayracı bulunmazdı. Ayraçlar çok nadir ve özel kitapların içinden çıkardı. Bugün ise hemen her kitap içinde ayraç ile satılıyor. Ayraçlar kitaplar için önemlidir. Yazarın özgeçmişi dahil kısa bilgileri bulmakla beraber bazen de kitabın en can alıcı paragrafı okuyucuya ayraçla aktarılır.
-

türkiye’nin tüm sahillerini gezmek
Ağır adımlarla yürümesi bile sendelemesine engel olmuyordu. Sabaha kadar çalışmanın verdiği yorgunluk attığı her adımda katlanıyordu sanki. Henüz otuzlarına bile varmamış bir adam için oldukça yaşlı hissediyordu kendini, her zaman yürüdüğü yolu yürüyemeyecek haldeydi.
Metroya doğru yöneldi adam, gişelerden geçmesiyle kendini karmaşanın içinde bulması bir oldu. Etrafı koşuşturan ve bir yerlere yetişmeye çalışan insanlarla doluydu, o hiç bir yere yetişmeye çalışmazdı. Ya erken gider ya da yetişmeye çalıştığı bir yer olmazdı. Yanından geçerken çarptıkları için özür dilemeye bile vakitleri olmayan insanlar arasında kaldı. Bir başkası söylene söylene arkasından yürüyordu, metronun hareket etmesine iki dakikanın kaldığını ve acele etmesini söylüyordu.
